Geçen haftaki çalışmalarımıza başlamadan önce yaptığımız konuşmalar çok yararlıydı. Hocamızın blogları dikkatle ve keyifle okuduğunu anladım. Ayrıca yeni oyun sahamızın belirlenmesi hepimizin motivasyonu için çok önemliydi. Ebeleme oyununu çocukluğumdan beri oynarım ancak çok eğlendiğim halde pek anlam yükleyememişimdir bu oyuna. Ancak oyuna biraz dışarıdan bakabildiğim de fark ettim ki kişiler çok hırslanabiliyorlar ve güçlerini kontrol etmekte zorlanabiliyorlar. Enerjisi yüksek moleküller gibiydik; birbirimize çarpıp duruyorduk. Planlama ve güç kontrolünün stratejik olarak kullanılmasının stres altında çok zor olduğunu fark ettim. Kümelenme oyunu ilişkilerin geliştirilmesi ve farklı ortak özeliklerin fark edilmesinde çok etkiliydi. Çok küçük ve farklılık olduğunu düşünmediğimiz şeylerin aslında yaşamamıza çok keyifli tatlar kattığı düşündüm. Küçük gruplar arasında yapılan kümelenme aktivitesi kişilerin öncelikle kendi özelliklerinin farklılıklarının farkına varmasını sağlıyor ve arkadaşları hakkında bilgi edinmesinde çok etkili oluyor. En keyifli ve yaratıcı çalışmalardan biri kâğıtlarla yaptığımız tasarım oyunuydu. Aklıma gelen ilk soru “Ben şimdi ne yapacağım ki!” oldu. Yaşamda genelde bizlere özgürce hareket edebileceğimiz fırsatlar verilmez. Fark ettim ki bu güne kadar zaman ve enerji yönetimine dair kendi sorumluluğumuzda eğitimlere ve fırsatlara pek sahip olamamışız. Ödev yapıp, sınava çalışmışız çünkü zorundaymışız. Bir şey yapmışız ama ne yapacağımız çok detaylı olarak belirtilmiş ve zorunluluğu varmış. Aynı etkinliğin çocuklarla yapıldığında bizlerden çok daha yaratıcı olacaklarına inanıyorum. Onların düşünme yolları, sorgulama şekilleri henüz yontulmamış ve köreltilmemiştir. Ne yazık ki bazı eğitimler, öğretiler, deneyimler bir şekilde yaratıcılığı olumsuz etkiliyor. Çevremizi sürekli önceki öğrendiklerimize, bize dikte edilenlere göre algılıyoruz. Mesela artık bulutlara bakıp koyunlar, elmalar, şekerler göremiyorum ve çok üzülüyorum. Çevremize çocuk gözüyle bakmak dedikleri şey bence her şeyi toz pembe görmekten çok farklı olarak çevremizdekileri özgün, özgür, alışılmamış, farklı, uçarı bir bakışla algılayıp yorumlamamızdır. Kendi tasarımıma aldığım yorumlar aynıydı ancak benim düşündüğümden çok farklıydı. Diğer arkadaşlarımıza yazılan notlara baktığımda da aynı şeyi gördüm nesneleri fotoğraflar gibi algılamaya çalışıyoruz; genelde yorumlarımızın çok somut ve ortak kalıplar içerisinde olduğunu fark ettim. Sanırım bu çok şaşırtıcı değil çünkü benzer süreçlerden geçirilmiş durumdayız. Kişisel ve toplumsal gelişimimiz için eğitim ve öğretim metotlarımız başta olmak üzere birçok çalışma disiplininin ve organizasyonun gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çeşitli sosyal ilişki ağlarımıza baktığımızda bu konuya dair çok şey fark edebiliriz. Herkese çok teşekkür ederim.
Yarın sabah tahliller için revirde olacağım. Kendinize dikkat edin arkadaşlar. Umarım çok şey kaçırmış olurum. Harika çalışmalar gerçekleştirirsiniz.